Kienböck Hastalığı HASTA BİLGİLENDİRME

Kienböck Hastalığı nedir?

El bileğinde Lunat kemiğin kanlanmasında bozulma sonrası  gelişen, kemikte skleroz ve çökme ile seyreden bir hastalıktır. Lunat kemiğin çökmesi, ilk olarak 1843’ de Peste tarafından anatomik örneklerde tanımlandığı söylenmektedir. Bir radyolog olan Robert Kienböck, 1910’ da hastalığın, lunat kemiğin kanlanmasının azalmasıyla sonuçlanan, tekrarlayan travmalara sekonder meydana geldiği teorisini öne sürdüğü bilinmektedir.

Kimlerde Gözlenir?

20-40 yaşlar arasında görülür. Erkeklerde daha sık görülmektedir (Erkek/Kadın = 2/1). Dominant el bileğinde ve elleriyle iş yapanlarda meydana gelir. 

Hastalığın nedenleri nelerdir?

Birçok direkt ve indirekt nedenler ileri sürülmüştür. Hastalığın nedeni halen netlik kazanmamıştır. 

  • - Kienböck’ün, hastalığın lunat kemiğin tek basit travmasından ziyade kronik, tekrarlayıcı travmalar sonrası oluştuğu söylenmektedir. 
  • - Venöz konjesyona bağlı kan akımının bozulması da Kienböck hastalığının bir nedeni olarak ileri sürülmüştür. 
  • - Negatif ulnar varyans ulnar kısalığın radiolunat eklem üzerinden geçen yükü arttırarak avasküler nekroza yol açtığını savunduğu söylenmektedir.
  • - Kortikosteroid kullanımı, septik emboli, orak hücreli anemi, gut, karpal koalisyon ve serebral palsi gibi durumların birlikteliğinde de Kienböck hastalığı bildirilmiştir. 

Öne sürülen dış faktörler, kapitat yük aktarımını, lunat yüklenmesini, ulnar varyansı, yüklenme tipini ve lunat yüklenmesini arttıran instabiliteyi içerir. 

İntrensek faktörler, küresel şekilli lunat kemik kalitesi, mineralizasyon ve morfolojisini, lunatın vasküler anatomisini içerir. 

Kienböck Hastalığının bulguları nelerdir?

Erken dönem Kienböck hastalığı olan hasta, el bileği dış tarafında  sinsi başlangıçlı ağrıdan yakınır. Hastalığın ilerlemesi ile ağrı şiddetlenir, krepitasyon ve sertlik meydana gelebilir. 

El bileği dış tarafında  hassasiyet sık görülen bir bulgudur. 

Kavrama gücü ve el bileği eklem hareket açıklığı hastalığın şiddetine bağlı olarak değişik derecelerde etkilenir. 

Kienböck Hastalığının tanısı nasıl konur?

Kienböck hastalığının tanısı radyolojik olarak konur. Direk grafilerde, kemikte bir kırık görülebilir, fakat daha çok karakteristik olarak erken evrelerde dansitede artış, skleroz, geç evrelerde fragmantasyon ve kollapsın görülmesidir. Tanı ve tedavinin planlanmasında Lichtman sınıflaması kullanılır.

Direk grafilere ek olarak, Kienböck hastalığı tanısında sintigrafi, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme yardımcı olabilir. Manyetik rezonans görüntüleme, avasküler nekrozun erken tanısında seçilen görüntüleme yöntemidir. Kienböck hastalığı erken evresinde trabeküler kemik hasarı gelişmeden tanı koydurabilmesi nedeniyle, düz radyografi ve bilgisayarlı tomografiden üstün olduğu belirtilmiştir.


Şekil 1: Kienböck hastalığı Direk grafi(Beyaz ok)



Şekil 2: Kienböck hastalığı MR görüntüleme(Beyaz ok)

 

Kienböck Hastalığının Tedavi seçenekleri ve komplikasyonları nelerdir?

Kienböck hastalığının tedavisinde kullanılan yöntemler çok çeşitlidir. Kienböck hastalığı evrelemesi; tedavi seçimine yol göstermede, tedavi sonuçlarını tahmin etmede ve farklı tedavi rejimlerinin karşılaştırılması için önemlidir. 

Radial Kısaltma Osteotomisi:Evre 1, 2, 3A ve 3B Kienböck hastalığında uygulanabilir. Evre 4 hastalıkta önerilmez. Ameliyat öncesi ön-arka grafideki ulnar varyans miktarı dikkate alınarak kısaltılmak istenen miktar kadar kemik segment çıkartılır. 

Radial kısaltmaların %3-4’ünde kaynamama bildirilmiş. 

Aşırı radius kısaltmasına bağlı ulnar sıkışma sendromu diğer bir komplikasyondur. 

Ulna Uzatma:Eklem dengeleyici dekompresif prosedürlerdendir ancak kaynamama nedeniyle tercih edilen bir yöntem değildir.

Kapitatum Kısaltma: Ulnar varyansın nötral ya da pozitif olduğu durumlarda tek başına ya da vasküler kemik greftleriyle uygulanabilir. 

Nonunion, implant migrasyonu ve proximal parçanın avasküler nekrozu gibi komplikasyonları vardır.

Vasküler Kemik greftleri:Bu yöntemin amacı creeping substition ve kemik iyileşmesi oluşumu ile birlikte primer kemik iyileşmesi oluşumunu sağlamaktır. Vasküler psiform kemik transferi, iliak kanattan serbest vasküler kemik transferi, pronator quadratus vasküler pediküllü kemik greftleri, metakarpal arterin direkt implantasyunu ve distal radiustan 4-5 ekstensör kompartmantal vasküler kemik greftleri kullanılan yöntemlerdir. 

STT artrodez:Karpal kemiklerin radial kolunun sabitlenmesi ile güç aktarımı radioskafoid eklem üzerinden geçeceği için radiolunat eklem üzerinde ki yük azalır. Ancak zamanla radiokarpal artroz gelişir. Geç evrelerde ilerleyici karpal çökmeyi önleyen güvenilir bir yöntemdir.

SC artrodez:Evre 3B de skafoid fleksiyonu, lunat yük artışına neden olarak çökmeyi hızlandırır. Sc artrodez de amaç; skofoid kemiğin uygun pozisyonda tespit edilmesi, karpal yüksekliğin korunması ve lunat üzerinde ki yükleri azaltarak dejeneratif sürecin yavaşlatılmasıdır.  

Kurtarıcı yöntemler:Evre 4’ de kullanılır. Proksimal dizi karpektomisi, el bilek artrodezi, el bilek denervasyonu ve total el bilek artroplastisi.

Üst dizi karpektomisi: Evre 3B ve evre 4 de kullanılır. En önemli dezavantajı kemik kısaltma ve tendon uzamasına bağlı olarak kavrama gücünde azalmadır. Ancak uzun dönem takiplerde zamanla arttığı gösterilmiştir. Yüksek beklentileri olmayan hastalarda yüz güldürücü bir yöntemdir.

El bilek artrodezi: Denervasyonlu veya tek başına uygulanabilr. Ağır işlerde çalışan hastalarda tercih edilir.

El bilek denervasyonu:Anterior ve posterior interosseoz sinirlerin eklem dallarının kesilmesiyle yapılır. Tek başına tedavide yeri yoktur. Artrodezlerle birlikte kullanılır.

El bilek artroplastisi: İleri evrelerde artrodez ve üst dizi karpektomisine alternatif olarak seçilmiş vakalarda uygulanabilir. Ancak yüksek komplikasyon oranları nedeniyle tercih edilmez.